KURUMSAL » Tarihçe

SON PROJELERİMİZ

Alfemo Mobilya

Alfemo Mobilya

Mobilya

2015

Kırçiçeği

Kırçiçeği

Gıda

2014

Altın Yunus

Altın Yunus

Turizm

2016

Mondial

Mondial

Otomotiv, Motor, Bisiklet

2015

İnci GS Yuasa

İnci GS Yuasa

Otomotiv, Motor, Bisiklet

2016

Yaşar Dış Ticaret

Yaşar Dış Ticaret

İthalat, İhracat

2016

Graniser Seramik

Graniser Seramik

Dekorasyon,İthalat, İhracat

2015

MevaPort İnşaat

MevaPort İnşaat

İnşaat, İnşaat Malzemeleri

2016

Ege Orman Vakfı

Ege Orman Vakfı

Vakıf, Dernek

2015

Sera Mutfak

Sera Mutfak

Ambalaj, Plastik

2016

Kymco Motor

Kymco Motor

Otomotiv, Motor, Bisiklet

2015

Sera Streç

Sera Streç

Ambalaj, Plastik

2016

ASL Lojistik

ASL Lojistik

Lojistik, Taşımacılık

2016

Kaplamin Ambalaj

Kaplamin Ambalaj

Ambalaj, Plastik

2016

Kids & Teens

Kids & Teens

Mobilya

2014

Krom Mutfak

Krom Mutfak

Sağlık,Turizm,Gıda

2015

Medbar

Medbar

Sağlık,Kimya, Medikal

2014

Taider

Taider

Vakıf, Dernek

2015

ETG IT

ETG IT

Eğitim, Danışmanlık

2013

Isken Kurumsal

Isken Kurumsal

Enerji, Maden

2013

diğer projeler


Venüs Ajans, 2006 yılında İzmir'de kurulmuş olan, kurumsal firmalara ve kamu kurumlarına, yüksek kalitede profesyonel hizmet vermeyi ilke edinmiş, müşteri odaklı çalışan bir dijital reklam ajansıdır.

Yeniliklere, değişime açık, dinamik ve genç bir ekip ile, yüzlerce kurumsal firmaya hizmet vermekteyiz. Kullandığımız teknolojiler, dönemin en son teknolojileridir. Venüs Ajans olarak yeni teknolojileri ve trendleri her zaman takip ederiz. Müşterilerimizin memnuniyetini arttırmak için kurduğumuz CRM sisteminden faydalanmaktayız. Her yeni iş için bir proje başlatırız ve evrensel proje yönetim adımlarını uygularız.

Hazırladığımız web sitelerinin gerçek anlamda fayda sağlaması ve bu sayede yüksek müşteri memnuniyeti elde etmek, müşterilerimiz ile kalıcı dostluklar oluşturmak asıl hedefimizdir. Bu sebeple doğru stratejileri bulmakta ve arandığında bulunan web siteleri hazırlamaktayız. Hazırladığımız tüm web siteleri kendine özel bir yönetim paneli içerir, böylece teknik bir bilgiye gerek olmadan güncellenebilir ve yönetilebilir. 

Venüs Ajans olarak verdiğimiz hizmetler;

  • Web Sitesi Tasarım, Yazılım ve Geliştirme
  • E-Ticaret Sitesi Tasarım, Yazılım ve Geliştirme
  • İçerik Yönetim Sistemi (CMS)
  • Arama Motoru Optimizasyonu (SEO)
  • Facebook Reklam Yönetimi (Reklam Planlama, Uygulama ve Raporlama)
  • Google Adwords Yönetimi (Reklam Planlama, Uygulama ve Raporlama)
  • Google Analytics Raporlama
  • Kurumsal Kimlik Tasarımı (Katalog, Broşür, Kartvizit, Logo, Antetli Kağıt, Zarf, Teklif Dosyası)

Venüs İsmi

Venüs, Yunan mitolojisinde güzelliğin, aşkın, ve çekiciliğin sembolüdür. Venüs’ten ilham alarak çalışıyoruz. Tüm çalışmalarımızda güzelliği, işimize duyduğumuz aşkla ortaya çıkartıyoruz. Sıradanlıkla mücadele etmeye çalışıyoruz, ediyoruz da.

“Aşk, sahip olmadığımız şeylere duyduğumuz arzudur.” der Platon.

Hepimiz güzel şeylere aşık oluruz,
bizde olmayan güzelliklere,
bazen bir kadına,
bazen bir erkeğe,
bazen bir otomobile,
bazense bambaşka şeylere.
 

Venüs, temsil ettiği firmaların ürün ve hizmetlerindeki güzelliği ortaya çıkartır.
 

Aşk yaratır. 

 

Venüs – Afrodit’in mitolojisi 

Roma’da eski İtalya’nın tanrıçası Venüs’le özdeşleştirilen aşk tanrıçası. Doğuşu konusunda farklı iki tradisyon vardır: bazen Zeus’la Dione’nin kızı sayılır, bazen de Ouranos’un kızı olarak kabul edilir. Buna göre Ouranos’un, Kronos tarafından kesilen cinsel organları denize düşmüş ve bu tanrıçayı (dalgalardan-doğan-kadın yada “Tanrının tohumlarından doğan kadın”) halketmiştir Aphrodite, denizden çıkar çıkmaz, Zephyroslar tarafından önce Kythira’ya, sonra da Kıbrıs kıyılarına götürüldü. Orada Mevsimler (Horalar) tarafından karşılandı, giydirildi, süslendi ve ölümsüzler alemine götürüldü. Lukianos’un anlattığı efsane de ise, Aphrodite’nin önce Nereus tarafından büyütüldüğü söylenir.

 
Daha sonra Platon değişik iki Aphrodite tasavvur etti: Ouranos’tan (Gök) doğan saf aşk tanrıçası Aphrodite Ourania; ve Dione’nin kızı, sıradan aşk tanrıçası Aphrodite Pandemos (yani popüler Aphrodite). Ama bu, geç döneme ait felsefi bir yorum olup, tanrıçaya ilişkin çok eski mitoslara yabancıdır.
 
Aphrodite’nin çevresinde, tutarlı bir anlatı oluşturmayan, ama tanrıçanın arada devreye girdiği çeşitli epizotları içeren değişik efsaneler meydana gelmiştir. Aphrodite, Lemnoslu topal tanrı Hephaistos’la evlendirildi. Ama, o, savaş tanrısı Ares’i seviyordu. Homeros, iki aşığın bir sabah Güneş tarafından nasıl yakalandıklarını ve maceranın nasıl Hepaistos’a bildirildiğini anlatır. Hepaistos, gizlice bir tuzak hazırlar: bu, yalnızca kendisinin çalıştırabildiği gizli bir ağdır. İki aşığın, Aphrodite’nin yatağında biraraya geldikleri bir gece, Hephaistos, ağı onların üstüne atar ve Olympos’un bütün tanrılarını çağırır. Bu manzara onları çok büyük bir neşeye garkeder. Poseidon’un ricası üzerine, Hephaistos ağı kaldırmaya razı olur, ama utanç içindeki tanrıça Kıbrıs!a, Ares de Trakya’ya kaçarlar. Aphrodite’nin aşıklarından Eros ve Anteros, Deimos ve Phobos (dehşet ve korku), Harmonia (daha sonraları Thebai’de Kadmos’un karısı olmuştur) doğmuşlardır.
 
Bazen, bu listeye bahçelerin koruyucusu Lampsakoslu tanrı Priapos da eklenir (çünkü, bazı tradisyonlarda Aphrodite bahçe tanrıçası olarak; gösterilir; ama, bu daha çok Aphrodite’nin Adonis’i dünyaya getirdiği zaman, Aphrodite olağanüstü güzellikteki bu çocuğu aldı ve onu Persophone’ye emanet etti. Amai Persephone, çocuğu geri vermek istedi. Olay, Zeus’un hakemliğine sunuldu; Zeus, delikanlının yılın üçte birini Perseohone’yle, üçte birini Aphrodite’yle, üçte birini de istediği yerde geçirmesine karar verdi. Ne var ki, Adonis, yılın üçte birini Persephone’yle, üçte ikisini de Aphorite’yle geçiriyordu. Çok geçmeden bir yaban domuzu tarafından ağır bir şekilde yaralanan Adonis –belki de Ares’in kıskançlığının kurbanı olaral- öldü.

Tanrıça, İda’da (Troas) Agkhises’e de gönül verdi ve ondan iki oğlu oldu: Aineias ve, bazı tradisyonlara göre, Lyrnos. Aphrodite’in öfkeleri ve lanetleri ünlüydü. Ares’in aşkını kabul ettiği için Eos’u (Şafak) cezalandırmak amacıyla, onda Orion’a karşı dayanılmaz bir aşk uyandırdı. Yine, kendisini onurlandırmadıkları için, bütün Lemnoslu kadınlara, kocalarını Trakyalı tutsak kadınların yanına kaçırtacak kadar tahammül edilmez bir koku arız ederek, onları cezalandırdı. Lemnoslu kadınlar, adadaki bütün erkekleri öldürdülerve bir kadınlar topluluğu kurdular:  Argonautlar gelip, onları çocuk sahibi yapıncaya kadar sürdü bu. Aphrodite, Paphos’ta Kinyras’ın kızlarını da, onları yabancılarla fuhuş yapmaya zorlayarak, cezalandırdı.
 
Aphrodite’nib lutfu da daha az tehlikeli değildi. Bir gün, Nifak tanrıçası, Hera, Athena ev Aphrodite arasında en güzel olana verilmek üzere ortaya bir elma koydu. Zeus, daha sonraları Paris adıyla tanınacak olan Aleksandros’un üç tanrıya hakemlik etmesi için, Hermes’e, onları Troas’daki İda dağına çıkarmasını emretti. Üç tanrıça, Aleksandros’un önünde tartışmaya başladılar; güzellikleri ile övünüyor ve ona armağan vaat ediyorlardı. Hera, ona evrenin karllığını, Athena savaşta yenilmezliği, Aphrodite ise Helene ile evlenmeyi vaat etti. Sonuçta, Aleksandros, Aphrodite’yi seçti. Böylece, Aphrodite, Troya savaşının başlamasına neden oldu. Bütün savaş boyunca, Troyalılardan, özellikle de Paris’ten himayesini eksik etmedi: Paris, Menelaos’la teke tek dövüştüğü ve neredeyse yenik düşeceği sırada, Paris’i tehlikeden kurtardı ve böylece savaşın yeniden genellik kazanmasına yol açtı.
 
Daha sonra, Diomenes tarafından az daha öldürülecek olan Aineias’ı aynı şekilde korudu. Hatta, Diomedes, tanrıçayı yaraladı. Ne var ki, Aphrodite’nin koruması, Troya’nın düşmesini ve Paris’in ölmesini önleyemedi. Bunula birlikte, Aphrodite, Troyalılar’ın soyunu muhafaza edebildi. Onun sayesindedir ki, Aineias, babası Agkhises ve oğlu İulius ( yada Askanios) ile birlikte veTroya Penatlar’ını da taşıyarak, alevler içindeki şehirden kaçabildi ve yeni bir yurt kurabileceği bir toprak arayıp bulabildi. Aphrotide-Venüs’ün, Roma şehrinin koruyucu tanrıçası olarak kabul edilmesi bu yüzdedir. Venüs, ayrıca İulii ailesinin atası olarak kabul ediliyordu. Çünkü, İulii, İulius’un ahfadındandı ve dolayısıyla tanrıçanın alt soyunu oluşturuyordu. Bu nedenledir ki, Sezar, ona Venüs Ana, Venüs Genitrix adıyla bir tapınak inşa ettirmiştir.